Tüm Yönleriyle Disleksi

disleksi

Değerli takipçilerimiz ‘Mikrofon Sizde’ bölümümüzde Bu ay Çocuk gelişimci, özel eğitim uzmanı, masal ve oyun terapisti ve aynı zamanda sosyolog adayı Ezgi Eryiğit ile birlikteyiz. 🙂 Hazırsanız sorulara geçiyoruz…

Disleksi bir zeka sorunu ya da hastalık mıdır?

Özgül öğrenim güçlüğü ile disleksiyi öncelikle ayırt edelim. Bütün kitaplarda bu durum disleksi olarak geçiyor disleksi aslında okuma yazma alanında genellikle sorun yaşadıkları için disleksi olarak kulaklarımızda kalmış o şekilde duyulmuş oysaki özgül öğrenme güçlüğünün tablosu çok geniştir belirtileri çok daha fazladır, çok fazla alt başlığı vardır. Genellikle ÖÖG yerine DİSLEKSİ kullanılır ve bu duruma salt okuma güçlüğü olarakta bilinmektedir.ÖÖG de tablo disleksi gibi basit değildir. Olay ve isimleri hatırlamada,öğrendiklerini çabuk unutmada,denge bozukluğu, algı,oyun ve öğrenme kısacası çocukta sadece okuma yazma değil motor becerilerinden tutun yönergelere kadar derinliği ve alt boyutları var aslında bunların hepsinden bahsedeceğiz.

Disleksi bir hastalık değildir.
Nörogelişimsel bir sorundur, yani beynin bilişsel ve duygusal gelişimi ile ilgilidir.Disleksi çocukların öğrenme ile ilgi olan bazı beyin bölümlerindeki ilişkileri normale göre daha farklıdır ve bu sebeple öğrenmenin değişik alanlarında güçlükler yaşarlar.Beynimizin öğrenme ile alakalı bölgelerin bağlantılar kurarken normal insanlardan daha farklı yollar ile bağlantı kurmasından dolayı farklı öğrenme biçimidir olayları farklı algılarlar.

Disleksi bir zeka sorunu değildir. Disleksik çocuklar normal veya normalin üstü zekalıdır. Yaklaşık %30 ‘u üstün zekalıdır. Nörolojik açıdan farklı oldukları için, farklı düşür ve öğrenirler.

Başka bir deyişle disleksi, farklı bir öğrenme stilidir. Beyindeki bağlatıları farklı olduğundan dolayı farklı düşünüp farklı çözüm sağlarlar.

Nasıl tanı konulur, belirtileri nelerdir ?

Disleksiye tanı konulması için zeka testi yapılması lazım. 90 altı ve üstü bunun için psikometri testler mutlaka tanıma aşamasında dinamiktir değişir. 1 de aynı 10 da aynıdır her seviyeye öög diyoruz multidisipliner bir süreç olduğu için bu süreçte Tıp, Psikoloji, Eğitim ve dil alanlarından uzmanların olduğu bir ekip çalışması ile tanı konulur.

DSM 5 KRİTERLERİ

  1. Okumada zorlanma veya yanlış okuma (En az 6 ay sürmelidir)
  2. Okuduğunu anlamada güçlük
  3. Sayıları algılamada ve hesaplamada güçlük
  4. Matematiksel akıl yürütme ve problem çözme güçlükleri

ÖÖG Dinamiktir. Yaşa ve becerilere göre kazanılacak beceriler değişeceğinden ÖÖG belirtileri de değişir buna göre incelediğimiz de 3 yaş döneminde incelenir

ERKEN DÖNEMDE OKUL ÖNCESİ DÖNEM (0-6 YAŞ)

Okul öncesi dönemde oyun ağırlıklı öğrenmede geri kaldığı zorlandığı fark edilir.

DİL GELİŞİMİ

Konuşma gecikmesi, nesnelerin isimlendirmesinde gecikme, kelime bulamama, eylemleri karıştırma, sözcük içinde ses ve hece karıştırma yakın anlamlı kavramları karıştırma diyebiliriz. Çocuklar genelde bir yaşında ilk kelimelerini söylerler. Eğer söyleyemiyorlarsa ÖÖG için bir işaret olabilir. Çocuklarda sık kullandığı basit eylemleri öğrenirken zorlanma veya gecikme olmaması önemlidir ve yine bu kavramların karıştırılması da görülebilir. Al yerine ver, gel yerine git gibi ÖÖG’li çocuklar konuşurken kelime bulmada zorlanabilirler. Söyleyecekleri kelimeleri tarif ederler. Örneğin; kalem için, yazı yazdığımız şey, diyerek anlaştırmaya çalışırlar. Bazı kelimeleri yanlış söyleyebilir ya da benzer veya zıt kavramları karıştırabilirler. Örneğin; dün yerine yarın gibi.

Temel Kavramların Kazanılmasında Yetersizlik

Renkler, sayılar, harfler, basit şekiller, sabah-akşam, aşağı-yukarı gibi kavramların kazanılmasında gecikme veya yetersizlik görülür. Kavram kazanımları zor bir aşamadır. Bu nedenle normal çocuklarda da görülebilir ancak ÖÖG’ li çocuklarda daha belirgindir.

Bellek Bozuklukları

İsimleri unutmak, ezber yapamamak, hatırlamada zorlanmak gibi dikkat çeken bellek sorunları görülür. Bellek, öğrenme sürecinde çok önemlidir. Bellek sorunları oyunları öğrenmede de sorun yaratır. Oyun oynamada zorluk yaşayan çocuk arkadaşlık kurma ve sürdürmede de zorluk yaşayabilir ve buna bağlı olarak davranış problemleri geliştirebilir.

Dikkat- Algı- Odaklanma Güçlükleri

Dikkat öğrenmenin anahtarıdır ve ÖÖG’ de de çok sık karşılaşırız. ÖÖG’de %30 – %50 DEHB birlikteliği vardır. Çocuklar için öğrenme ilginç ve keyiflidir. Onlar keşfettikçe haz alirlar ve bu hazla öğrenmek için çaba sarf ederler. Ancak ÖÖG’li çocuklar öğrenme süreçlerinde dikkatlerini uzun süre sürdüremez. Basit sözlü yönergeleri yerine getiremezler. Anlatılanı takip edemez ve odaklanmada güçlük çekerler.

Organizasyon Bozuklukları

Birçok günlük yaşam aktivitesi organizasyon ve planlama gerektirir. Çok basit işlevlerde bile farkında olmadan planlama yaparız. ÖÖG’li çocuklar bu işlevlerde güçlük yaşar. Örneğin; kıyafetlerin sırasını karıştırabilir. Atlet giymeden kazağını giymeye çalışabilir. Odası ve eşyaları genelde düzensizdir ve birbirlerine bağlı yörüngeleri yerine getiremeyebilirler.

Bana oturma odasındaki, masanın üstündeki telefonu getirebilir misin’’ dediğinizde odayı karıştırabilir veya telefon yerine kalem getirebilirler

Motor Gelişim Sorunları

Özellikle ince motor gelişiminde daha çok güçlükler göze çarpabilir. Makas kullanma, kalem tutma gibi basit beceri gerektiren işlerde zorlanabilirler. Yine günlük hayat aktivitelerimizden olan ayakkabı giyme, düğme ilikleme, fermuar kapama da zor öğrenilebildiği gibi, hiç öğrenilmeyebilir. Yine ip atlamada , seksek oynamada veya top sürmede ki zorlanmalar da motor beceri yetersizliğindendir.

Duygusal ve Sosyal Alanlarda Güçlükler

Duygularını ifade ederken ve kontrol ederken zorlanırlar. Yaşına göre daha çocuksu hareketleri olabilir. Daha küçük yaş grubunun oynadığı oyuncaklara ilgi duyabilirler. Bu durum akran ilişkilerinde zorluk yaşatabilir. Bu yüzden arkadaş edinmede ve grup oyunlarında olumsuzluk oluşabilir. Bu sebeple de kendinden daha küçük çocuklarla arkadaşlık kurmayı tercih ederler. Yine jest ve mimikleri anlamada zorlanırlar. Bu nedenle yanlış anlamalar, anlamada yetersizlikler görülebilir. Onlar için daha net ifadeler kullanmanız gerecektir.

Okul Dönemi Belirtileri (7-11 yaş)

Bu döneme ait özellik ve belirtilerde daha çok akademik sorunlara değinelim :

Dil Gelişimi ve Okuma Yazmada Görülen Güçlükler

Okulun başlaması ile sınıf arkadaşlarına göre okuma öğrenmede güçlük, yazmada zorlanma, kötü yazı yazma görülür. Sesler karıştırabilir. (kız – kıs, kar – gar, top – tob ) Ses ve heceler ters okunabilir. (ev – ve ,kaç – çak). Benzer harflerin karıştırılması. (b-p, m-n, u-ü) Harf sıraları karışabilir. (okul-oklu, elma-emla) Harflerin ve rakamların ters okunup yazılması. (15 – 51, 78 – 87)

Yazılar kötüdür, harfler tam seçilemeyebilir. Yazı okunaksızdır. Yazıyı sağdan sola, tersten yazarlar. Okuma akıcı değildir, hızı düşüktür. Okumada kelimeler yanlış okunabilir. Okuduğunu anlamada zorlanırlar. Yeni sözcükler zor öğrenilir. Ödevler çok güç yapılır, tam olarak yapılamaz, uzun zaman alır.

Temel Kavram Kazanımları:

Okul döneminde öğrenilmesi gereken bazı kavramların öğrenilmesinde zorlanma, gecikme görülür. Bu gecikmeler akademik başarısızlığa yol açar. İlk sınıflarda görece olarak arkadaşlarından daha zor ve geç öğrenme iken, ileri sınıflarda sınavlardan düşük notlar alma, derslerde başarısız olma görülür. Saatleri öğrenemez. Gün, ay, yıl ve mevsimler doğru sayılamaz. Yön tarif edemez. Basit adresleri bulamaz. Sağını solunu karıştırır

Okul Dönemi Sonrası (Erişkinlerde) ÖÖG Bulguları

Öğrenme güçlüğü yetişkinlerde de görülebilir. Yetişkinlerde görülen sorunlar; okuma hızının yavaş olması, sık olarak yazma ve yazım hataları yapma, el yazısının kötü olması, zaman organizasyonu bozuklukları-sık geç kalmalar, randevu zamanlarını karıştırma, organizasyon gerektiren işlerde zorlanma.

Alt tipleri nelerdir?

DİSFONİK DİSLEKSİ – işitsel kavrama

İşitsel kavrama ve ayırt etme becerisinde bozukluk vardır. Dil ve sözlü ifadelerde güçlük çekerler. İşitsel anlamda ayırt edememe duyduklarını ayırt edememe sorunu yaşayıp anlamlandırmada sorun yaşarlar, zorlanırlar.

DİSİDETİK DİSLEKSİ- zihinde canlandırma

Zihinde canlandırma yeteneği bozukluğu, harflerin sırası karıştırıyor, ters çevirir günleri ayları sırayla söyleyemez. Bizler alfabeyi sıra ile gözümüze getirirken onlar harfleri karıştırarak gözüne getirir.

DİSGRAFİ yazma güçlüğü

Yazma güçlüğü çocukları ifade ederken kullanılan terimdir.

DİSKALKULİ- aritmetik becerilerde

Temel matematiksel işlemlerde zorlanma yaşıtlarından düşük performans ile kendini gösterir

DİSPRAKSİ- motor kordinasyon güçlüğü

Herhangi bir tıbbi rahatsızlığa bağlı olmadan görülen bir gelişim koordinasyon bozukluğudur.

Disleksi kalıtsal mıdır?

Evet Kalıtsaldır. Anne ve babada varsa geçme olasılığı %30’dur ancak genlerden geçen bu durum çevre, yoksulluk içinde büyüyen çocuklarda veya daha az eğitimli ebeveynlerle daha da büyük bir rol oynamaktadır. Kısacası evet kalıtsaldır ancak ailesel geçiş %100 değildir. Anne babada disleksi varsa çocukta da disleksi olacak diye bir şey yoktur.

Disleksi okula başlamadan fark edilebilir mi?

Evet okula başlamadan önce belirti olarak fark edilebilir. Belirtileri dinamik belirtilerdir.

Yaş ve öğrendiği şeylerle beraber farklılıklar gösterir. Genellikle ilk fark edilen lisan sorunlarıdır. Geç konuşurlar, Konuşurken sesleri karıştırırlar gece-gündüz, gelmek-gitmek gibi bazı kavramları karıştırabilirler. Günlük hayatta basit şeyleri karıştırıyorlarsa disleksiye vurgu yapabiliriz. Okuma yazmaya geçince yaşıtları ile kıyasla daha net fark edilir. Ailenin farkındalığı ve çocuğu gözlemi üst seviyelerde olmalıdır.

Disleksi belli bir yaştan sonra kendiliğinden geçen bir durum mu?

Disleksi, kendiliğinden geçen bir durum değildir. Uygun tedavi ,eğitim ve varsa eşlik eden hastalıkların tedavisi yapılmalıdır. Bireysel eğitim ve gerekli olması halinde uygun tedavi ve terapi destekleri verilmezse disleksi belirtileri ömür boyu aynı düzeyde seyreder.

Spor ve egzersiz dikkat ve konsantrasyon üzerinde olumlu bir etki yapar mı?

Bazı sporları öğrenmek ve uygulamak için, dikkat, konsantrasyon ve odaklanma becerilerine daha fazla ihtiyaç duyarsınız. Örneğin okçuluk, masa tenisi bunlardan bazılarıdır. Her spor dikkat ve konsantrasyon üzerinde olumlu etki yapar ama şu ana kadar herhangi bir spor dalının DİKKAT EKSİKLİĞİNİ, DİSLEKSİYİ tedavi ettiğine dair bir çalışma bulunmamaktadır.

Disleksik çocuklar yabanci dil öğrenebilirler mi?

Bu çocuklar yabancı dil öğrenmede zorluk yaşarlar. Çok doğaldır ki okuma-yazma güçlüğü çeken bir çocukta ikinci dili öğrenmek zor olacaktır. Ancak bu konuda uzman eğitimciler ile daha kolay yabancı dil öğrenilir. Bu durumda destek ve İstek çok önemlidir.

DİSLEKSİ TEDAVİSİNDE İLAÇ KULLANİLİR Mİ?

Direk ilaç tedavisi yoktur. Ancak eşlik edebilecek anksiyete, depresyon gibi durumlarda bunların giderilmesi için ilaç kullanılabilir. Eşlik eden durumun varlığında bu eş tanının tedavisi öğrenme güçlüğünün düzelmesinde çok olumlu etki eder.

Disleksi ne kadar zamanda düzelir?

Kesin bir süre verilemez. Tanının erken konulması ve erken müdahale daha çabuk düzelmesini sağlar. Disleksili çocuklar uygun destek eğitim aldıktan sonra, akademik olarak başarılı olabilirler. Ailenin tutumu ilerlemede çok önemlidir.

Son olarak, ailelere önerileriniz nedir?

ÖÖG çocuklarımız ile ilgili bir konuya değinmek istiyorum. Öğrenilmiş çaresizlik hayatta aslında hepimizin başına gelen bir şeydir. Çaresizliği köküne kadar hissetmek bütün denemelerin olumsuz sonuç vermesi artık adım atacak halin kalmaması, kaza yapan bir insan arabadan korkabilir.

Kısaca Pavlov’un köpek deneyinden bahsetmek istiyorum.

Hayvan sever biri olarak bu durumdan aslında çokta hoşnut olmasam da bilime katkıları bulunmaktadır iki köpek kafese konuluyor bir kafeste düğme var bir kafeste düğme yok elektrik veriliyor düğmesi olan kafesin içindeki köpek arayarak düğmeyi bulur ve kafesten çıkar. Diğer köpekte kafesin her yerini arar ve bulamaz acıyı yaşamak zorunda kalır iliklerine kadar çaresizliği hisseder. Elektriği kapatıp daha sonra üstü açık kısa kafese ayrı ayrı köpekleri koyarlar, kafes köpeklerin atlayarak kurtulabilecekleri boyutlardadır. Bir önceki kafeste düğme bulunan köpek elektrik verildiği gibi atlar ve kurtulur. Daha önceki kafeste düğmesi bulunmayan çaresizliği sonuna kadar hisseden köpek ise hiçbir şey yapmadan oturur ve acısını çeker diğer köpek ona yardım için kafesin dışında ona atlayıp baksa bile içerdeki köpek hiçbir şekilde mücadele etmez.

Bu durumu şu şekilde özetliyorlar: İnsan yaptığı şeyin hiçbir şeyi değiştirmeyeceğine inanıyorsa adım atmaz. Bu durumu size neden anlattım aynı bu örnekteki gibi ÖÖG olan çocuklar aynı öğrenilmiş çaresizlikteki gibi başarısızlıklara toplum baskısına o kadar küçük yaşta tanışıyorlar ve mücadeleye başlıyorlar ki yapamayacaklarını düşünüyorlar mücadeleyi bırakıyorlar, adım atmıyorlar. Biz yetişkinler üst beynimiz ile düşündüğümüz için birisi bir şey yapamadığında tepki vermeyiz ama çocuklar bilişsel fonksiyon özellikleri tam gelişmediği için üst beyin süper egoları bizler gibi birbirine karşı hoşgörülü olmayabilir ve ufak hatalarda ötekileştirme dışlama olabilir. Burada en büyük görev aslında öğretmene düşüyor, ailelere düşüyor. Bu durumu ailenin kabullenmeme durumu olabiliyor ki bu durumda öğrenmenin aileyi görüşmeye alarak çok özel bir çocuklarının olduğunu farklı bir öğrenme şeklinin olduğunu açıklaması gerekiyor.

– Bize vakit ayırdığınız için teşekkür ederiz ebeveyn ve öğretmenlere ışık tutacak bir röportaj oldu. 🙂

– Ben teşekkür ederim böyle bir şeye vesile olduğunuz için. Soruları keyifle yanıtladığım bir röportaj oldu. 🙂